ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg


İSTİRİDYE KABUĞUNDAKİ VENÜS

SAYFA-2

SAYFA-3


SAYFA-3


amblem.2.k.jpg

Philip José FARMER

İSTİRİDYE KABUĞUNDAKİ VENÜS

SAYFA-3

Bu arada atalarının düşünceleri ile iletişim kurmayı başaran Simon, bir tür ekminezi (geçmişe zihinsel yolculuk) ile onlarla konuşmaya başlar. Kendisi, onların bir bütünüdür ve her defasında sorguladığı, yaradılışın başlangıcıdır.

Bir gezegende, Chworktop ile birlikte bir bar çıkışında tutuklanır. Suçu, hayvanlarının da içki içmesidir. Başkan hariç herkesin sırayla hapse atıldığı bu gezegende çok uzun yıllar hapis yatarlar. Sonunda başkan da kendini cezaevi müdürü ilan ederek onlara katılır. 150 yıllık hapsin sonunda kurtulurlar; Chworktop kendi gezegenine döner; Simon ise Shonk gezegeninde tekrar tutuklanır; çünkü bu gezegende çırıl çıplak dolaşan insanların tek göstermemeleri gereken yerleri yüzleridir ve Simon bunu bilmemektedir. Onu hapisten kurtaranlar ise, üç bin yıldır ellerinden kaçtığı Hoonhorlardır.

İki buçuk metre boyunda, yeşil derili ve saguaro kaktüsü şeklinde, kaktüs dikeni gibi kemik çıkıntıları olan bu yaratıklar, Shonk'a inerlerken yüzlerine peçe takarlar, tüm Shonklular gibi. Aslına bakılırsa, onların yüzleri, bedenlerinin altındadır; dolayısıyla aslında peçe ile gerçek cinsel organlarını örtmüşlerdir; ki Shonklular bunu bilmemektedir.

Hoonhorlu kaptan ona yol gösterir. Simon, birbirinin çevresinde dönen, biri doğal diğeri yapay iki gezegenin yanında bulur kendini. Kendisini karşılamaya gelmiş bir orkestra ve fil iriliğinde, dört fil bacaklı, altı parmaklı, büyük kafalı ve geniş alınlı tuhaf yaratıklarla karşılaşır. Bingo denilen Clerun-Gowph toplumunun şefine götürülür. Bu arada boyutlar arası güneşlerin enerjisinin bittiğini ve o gezegende hapis kaldığını öğrenir, Simon. Geleceği ise üç bin yıldan beri bilinmektedir.

Bingo, bu evreni yaratan "O"nu son gören kırçıl Hamamböceğimsi bir yaratıktır. Yanında çerçeveli bir fotoğraf vardır; bu mavi bir bulutun resmidir. Altında da Bingo'ya içten dileklerini sunan "O"nun imzası vardır.

Clerun-Growph'lar evreni keşif için yayıldıklarında, her uğradıkları yere, Simon'un bulduğu yapıları yerleştirmişlerdir. Topladıkları bilgileri de merkeze, düzenledikleri ana bilgisayara yüklemişllerdir. Bir gün gelir, artık yeni bilgi toplamalarına gerek olmadığı, her şeyi bilgisayarın yapacağı haberi üzerine, geri dönerler. Bu yüzden bazı dünyalarda o semboller artık yoktur; buna da gerek yoktur zaten; çünkü evrenin her yerini geleceğin her kesidini ana bilgisayar bilmektedir.

Simon, üç bin yıldır cevabını aradığı soruyu Bingo'ya da yöneltir. Ama öğrenmesi gereken, bu kadar zamandır neler olacağını nasıl bildikleridir.

Sf:282
"Kolay" dedi Bingo, "Evren bir kez belirli bir yapıya göre kurulduktan sonra her şey önceden tahmin edilebilir tarzda gelişir. Bir topun bir oluktan yuvarlanması gibi."

Sf:283-284
"Ya O," dedi Simon, "O nereden geldi?"
"Bilgisayarda olmayan tek veri bu işte!" dedi Bingo.... "O bana, O'nun nereden geldiğini söylemiş de olabilir; ya da evreni yaratmadan önce ne işle meşgul olduğunu. Ama bu çok uzun bir süre önceydi, artık anımsamıyorum. Yani O, bu konuda gerçekten bir şeyler söylemişse tabii.
...................
"İyi de O bizi niçin yarattı?" diye haykırdı, Simon.
"Evrene bir bak. Bir bilim adamı tarafından yapıldığı ne kadar belli, aksi taktirde bilimsel bir incelemeye konu olamazdı. Bizim evrenimiz ve O'nun yarattığı tüm evrenler, birer bilimsel deneyiz. O her şeyi bilendir. Ama sırf işe biraz heyecan katmak için her şeye kâdir olan O, kendi zihninin belirli kısımlarını da silmişti. Böylece nelerin olacağını artık O da bilmiyordu."

"Sanırım öğle yemeğine çıktıktan sonra bir daha geri dönmemesinin nedeni de buydu. Kendi yarattıklarının anısını da silmişti zihninden ve benimle önemli bir toplantı yapmak üzere dönmesi gerektiğini anımsamıyordu bile. O'nun nerede olduğunu şimdi sadece O bilir ve belki artık O bile bilmiyordur. Belki. Her neyse. O artık hangi evrendeyse, bu evren büyük ve kızgın bir ateş topuna dönüştüğünde, işin nereye vardığına bakmak için büyük ihtimalle çıkacaktır ortaya."

Simon koltuğundan kalktı ve "Ama niçin? Niçin? Niçin?" diye bağırdı. "O sekstilyonlarca sekstilyon canlıya acı ve ıstırap çektireceğini bilmiyor muydu? Hem de hepsi boşu boşuna?"

"Biliyordu," dedi Bingo.
"Ama niçin?" diye haykırdı Simon Wagstaff. "Niçin? Niçin? Niçin?"
İhtiyar Bingo birasından bir yudum çeki, geğirdi ve dedi ki:
"Niçin olmasın?"

Benzer mükemmel böcek modellerine Theodore STURGEON'ın "Medusayla Birleşmek" (1976) adlı eserinde, Selma MİNE'nin "OBİ" (1974) uzun adlı öyküsünde veya onun gelişmiş verdiyonu "OBI-JS 927" (1980) ya da "Mikrop Savaşı" (1983) adlı romanlarında rastlamak olasıdır.

MEDUSA'yla BİRLEŞMEK


BAŞA DÖN

bilimkurgu@x-bilinmeyen.net