ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg


UZAY TAZISI'nın YOLCULUĞU

SAYFA-2

SAYFA-3


SAYFA-3


amblem.2.k.jpg

A.E. van VOGT

UZAY TAZISI'nın YOLCULUĞU

SAYFA-3


fezacanavarlarik.jpg

Üçüncü öykü, gezegeni ve uygarlığı yokolmuş, uzayda binlerce yıldır başıbpş dolaşan Ixil adlı yaratığın, çoğalmak ve yeni bir evren yaratmak için verdiği çaba konu edilir. Bu şekliyle de, daha sonra önce pilotu sonra da birkaç film ile devamı çekilen "ALIEN" (yaratık)'in prototipidir. İlk öyküdeki Coeurl gibi, metali delip geçebilen fiziksel bir yapıya sahiptir ve gemiye girdikten sonra yumurtalarını bırakacak kişileri kaçırmaya başlar. Dört kollu, dört bacaklı, silindir gövdeli, kocabaşlı bu dev ahtapot, gemiyi ona terk edip uzaya açılan insanları takibe kalkışınca...
@

Dördüncü öykü ise, gökadalar (galaksiler) ile beslenerek büyüyen, ortak bir bilince sahip, dev bir mikroorganizmalar bütününün yaşam savaşını anlatır. Bu, yine aynı yıllarda yazılmış Sir Fred HOYLE'un "The Black Cloud" (Kara Bulut) adlı romanında, dünyaya doğru yaklaşmakta olan bulut şeklindeki şuurlu kütleyi anımsatmaktadır. Evrensel Ortak Şuuru (bir anlamda Tanrı'yı da sembolize eden) bu varlık, düşünce yoluyla insanlara mesaj gönderir ve bu kargaşa ortamını durdurmazlarsa, dünyayı yok edeceğini bildirir. Keza bazı spritüel bilgilerde de, dünyaya bir ışın/ışık dalgasının gelmekte olduğu ve insanlığın düşünce seviyesini yükselteceği yer almıştır.

Sir Fred HOYLE

SF: 338
Anabis ikinci gökadasının tamamına yayılmış muazzam ve şekilsiz bir kitle halinde yaşıyordu. Bedeninin bir milyar zerresi iki yüz milyar güneşin kahredici ısı ve radyasyonundan sakınmaya çalışarak dermansızca kıvrandı. Ama sonsuz sayıdaki gezegene ve yaşam güçlerini ona vererek ölmekte olan katrilyonlarca canlı yaratığa hummalı ve doymak bilmez bir açlıkla sımsıkı yapıştı.

Bu yeterli değildi. He an aç kalabileceğini bilmenin dehşeti bedeninin en uzak köşelerine dek sirayet etmişti. Yakın ya da uzak, vücudunu oluşturan sayısız hücreden yeterince besin olmadığına dair mesajlar geliyordu. Hücreler çok uzun süre çok azla yetinmek zorunda kalmıştı.

Sf:339
Basit de bir organizmaydı aslında. Başlangıçta hayal meyal anımsadığı sisli bataklıktan sızan bir nefeslik gazdı sadece. Kokusuz, tatsız, renksiz bir gazdı ama devreye bir şekilde yaratıcı bir birleşim, bir şifre girmişti. Yaşam ortaya çıkmıştı.
................
..... başkalarının ölümü onun için yaşamdı.

Sf:340
..... Buharlı vücudunu hiçbir şeyden şüphelenmeyen kurbanlarını kaderlerine sürükleyecek bir rüzgâr gibi kullanmayı öğrendi.

Anabis, orman örtüsünün muhteşem bir besin kaynağı olduğunu keşfetmiş, içinde yaşayan böceklerin ve hayvanların yaşam tarzlarını gözlemiştir. Hatta orman dokusunu, boş ve kurak gezegenlere ekerek kendine yeni otlaklar ve besin kaynakları sağlamıştır. "Uzay Tazısı"nı ve içindeki yaratıkları gördükten sonra ise, onu izleyerek, mensubu olduğu gökadayı bulmak ve yeni besin kaynakları keşfetmek amacını güdecektir. Ta ki Grosvener, onun amacını, neksiyoloji yöntemleri ile bulana kadar...


BAŞA DÖN

bilimkurgu@x-bilinmeyen.net