ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg


UZAY TAZISI'nın YOLCULUĞU

SAYFA-2

SAYFA-3


UZAY TAZISI'nın YOLCULUĞU


amblem.2.k.jpg

A.E. van VOGT

UZAY TAZISI'nın YOLCULUĞU

Çev: Dr.Sönmez GÜVEN

İthaki Yayınları, İst. 2002, 344 Sayfa


Tanıtım: Selma MİNE

n1343-1950.k.jpg

taz_-vogt.k.jpg

1954-55 yıllarında yayınlanan Çağlayan Yeni Dünyalar dizisinde "Uzay Canavarları" adıyla ilk kez Türk okurlarıyla tanışan "The Voyage of the Space Beagle", A.E.van VOGT'un 1950'de yazdığı bir eserdir.

Kendisi, spekülatif bilim kurgu yazmadığına değinmiştir; ancak semantik (anlamsal) olarak değindiği "totipotency", "similarization", "nexialism" veya kendine göre diğer sıra dışı sistemlerden sözetmiştir. Eleştirmenlere göre, "Hard (bilimsel/kuramsal ağırlıklı) SF rüyası"nın en büyük temsilcisidir.

1900'lerin başlarından itibaren bilimsel araştırmaları yapılan ve günümüze giderek bilimsel bir platforma oturan parapsikolojik (Psikoloji ötesi) çalışmalarını, telepati, hipnoz konuları ile Carl Jung'un "Kolektif şuur, toplumsal hafıza" bilgileri ile ezoterizmin "ortak şuur" ve "BİZ" bilincini sembolize eden "kartal/kuş" motiflerini, hatta Tevrat'taki Hz. Hezekiel'in "melek" ya da "Rab" anlatılarını da eserine katarak zenginleştirmiştir.

"The Voyage of the Space Beagle" romanının kahramanı, Elliot Grosvenor, "Neksiyoloji" (uygulamalı bütünleşim) denilen tüm bilimlerin sentezlendiği ve sinerjik bir güç yarattığı yeni bir bilim dalının otuz bir yaşındaki temsilcisidir. Gençliği ve ufak tefekliği dolayısıyla, aralarında yer aldığı diğer bilimsel disiplin temsilcileri tarafından umursamazlıktan gelinmekte, hatta dışlanmaktadır. Ancak akıllı, tedbirli ve aldığı eğitimin etik değerleri çerçevesinde, her sorunu dikkatli ve zekice yaklaşımlarla çözerek; kendisine karşıt olanları dahi saflarına çekecek ve sonuçta dev araştırma gemisi "Uzay Tazısı"nın yönetimine kadar yükselecektir.

Roman, dört ayrı ve birbirini izleyen öyküden oluşmuştur:

İlk öykü, ıssız ve adeta ölü bir gezegende hücresel besini olan potasyum sıkıntısı çeken, dev kedimsi Coeurl'ün, gezegene araştırmaya gelen uzay araştırma gemisine alınması ve ortalığı mezbahaya çevirmesi konu edinir.
@

İkinci öykü, araştırma gemisine gönderilen hipnotik sembollerle başlar:

Sf:125
Grosvenor'un katındaki "cam" odanın önünde durmuşlardı. Aslında ne camdı tabii, ne de tam anlamıyla bir oda. Geninin dış çeperinde dirençli bir metalin kristalize edilmesiyle cam havası verilmiş bir cumbaydı. Öylesine şeffaftı ki orada sanki hiçbir şey yokmuş gibi görünüyordu.

Diğer yanda uzayın karanlık boşluğu uzanıyordu.
................
Tam önündeki camda tüylü bir şapka giymiş bir kadının bulanık ve ikili görüntüsü duruyordu. Görüntü titreşip parlıyordu. Grosvenor göz kaslarında tuhaf bir gerilme hissetti. Zihni bir an için bomboş kaldı. Hemen ardından bunu sesler, ışıkları ve keskin bir acı duygusu takip etti. Hipnotik varsanımlar! Bunu anlamasıyla birlikte elektriğe kapılmışcasına titredi.

-devam-


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net