ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg


SEYYARELER ÇARPIŞIYOR

SAYFA-2

SAYFA-3

SAYFA-4

SAYFA-5


SAYFA-4


amblem.2.k.jpg

SEYYARELER ÇARPIŞIYOR

The Star Kings

SAYFA-4

zenda-film.k.jpg

zenda-film.k2.jpg

Öykü, teklifi kabul eden John Gordon için, bir tür "Zenda Mahkûmu" (1894-The Prisoner of Zenda) romanına neredeyse tıpatıp dönüşür. Sir.Anthony Hope Hawkins'in bu eserinde İngiltere'nin köklü ailelerinden gelen genç ve zengin Rudolf Rassendyll; bir av gezisine çıkıp yaralanan Ruritania Kraliyet Ailesi Prensi ile yer değiştirdikten sonra, başına gelmedik kalmaz. Üstelik prensin yerine geçen Rassendyll, bir de onun nişanlısı Prenses Flavia'ya aşık olur. Roman, 1937 ve 1952'de 2 kez filme alınmıştır.

John Gordon'un da başına aynı felaket gelecek, Zarth Arn'ın gizli sevgilisi ile protokol nişanlısı Fomalhaut Hükümdarı Lianna arasında kalacak; üstelik ona aşık olacaktır.

Shorr Kan'ın fedaileri ve casusları, Zarth Arn'ı önce kaçırmak ister; ancak transfer işlemini yapan Vel Kuen'i öldürürler; daha sonra babasını öldürür ve onun üzerine yıkarlar. Prenses Lianna ile birlikte kendini savunmak üzere dönmeye çabalayan prens, bu kez Karanlık Dünyalar Birliği merkezine, Tallarna'ya sorgulanmak üzere götürülür. Shorr Kan, onu beyin tarayıcı aygıtına sokarak, sadece kraliyet ailesinin bildiği disriptörün sırrını öğrenmeye çalışınca, durumu kavrar. Bu kişi Zarth Arn değil,200.000 yıl öncesine ait John Gordon'dur!

Gordon, görünüşte Shorr Kan ile anlaşır ve bir korsan gemisi ile Dünya'ya doğru giderlerken, garip ve ıssız bir gezegene düşerler. Buranın halkı, toprak rengi bir ormanda yaşayan plastik gibi esnek gövdeli yaratıklardır. Ölmemekte, sıvılaşarak doğdukları canlı havuza dönmekte, oradan tekrar form alarak dönmektedirler. Bu ise ezoterik bilgilerde, karabasanların ürediği gayya kuyusunu anımsatmaktadır.

Sf:97
Işın projektörünün düğmesini çeviriler. Projektörün memesinden fırlayan göz kamaştırıcı ışınlar kauçuk canavarları biçmeye başladı. Zemin bir an içinde akan, sürüklenen bir sıvı ile doldu. Saldırganlar ânî olarak gerilemeye başladılar ve zemini kaplayan peltemsi sıvı da ormanın esrarengiz derinliklerine akmağa devam etti.

Sf:101-102
... Geçidin altında, orta yerde, ışıldayan radyoaktif kayaların arasında takriben yirmi metre çapında bir gölcük vardı. Fakat bu gölün içinde su değil, başka bir şey vardı. Bu, sürünen, kıvrılan, kabaran, nebula göğünün soluk ışığı altında nefes alır gibi inip kalkan, peltemsi bir şeydi.
..............

-devam-


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net