|
C.S.LEWIS, İkinci kitap Perelandra (Voyage to Venus-Venüs'e yolculuk)'yı 1943'te kaleme almıştır.
Dr. Ransom, Mars'ın ortak şuuru Oyarsa'dan bir görev alarak bir "okyanus cennet" olan Venüs'e gider. Gökyüzü altın renkli, çok parlak ve buzlu gibidir. Güneş görünmez, gece, yıldızların olmadığı kesif bir siyahlıktır.
Garip, mitolojik yaratıklar gezegeni saran tatlı-su okyanusunda yaşamakta, bitkiler yüzen platformlarda yetişmektedir. Bu, küçük adalara benzeyen platformlarda bitkiler büyümekte ve hayvanlar yaşamaktadır. Herhangi bir yersel hareket, deprem yoktur, hareketsizdirler. Gezegende Fixed Land denilen tek bir dağ bulunmaktadır.
Ransom, gezegenin kraliçesi Tinidril ile temas kurar. Kraliçe, Mars yaratıkları gibi olmayıp insan, ya da Maledil'in öyküsünde anlatıldığı üzere, kendisinin bu şekilde biçimlendiği, uygarlaşmış hayvandır (canlıdır). Kraliçe ve gezegenin kralı, Venüs'ün yüzen platformlarında yaşayan ve "Fixend Land" de uyumaları yasaklanan, o gezegenin Adem ve Havvası'dır.
Profesör Weston, bir uzay gemisiyle gelerek Fixed Land yakınındaki bir platforma iner. Kraliçeye, Maledil'in emirleri hilafına, dağda bir gece geçirmesi için baskı yapar. İncil ve Hıristiyan Dinini iyi bilen Ransom, eğer Kraliçe "Şeytan" öyküsünü bilmiyorsa, Weston'un etkisiyle, tekrar cennetten kovulacağını düşünmektedir. Şeytansı Weston, insan-üstü bir gayretle onu, uykunun gereksizliğine inandırmaya çalışır.
Hayal kırıklığına uğrayan Ransom, geceleyin, içinden yükselen "İlâhî bir Ses" işitir. "Ransom" adının Ranolf's Son (Ranolf'un Oğlu) sözcüğünden alındığı söyleyen ses, zengin bir hayatın, bir ödül verilerek kazanılabileceğini anlatır. Buna seslenerek ve bunun tanrısını çağırarak, benzer şekilde kendini kurban etmelidir. Ransom, tapınak dışında daha rahat edeceğine karar verir. Tüm fiziksel gücünü kullanarak kaçar ve kendini okyanusa atar. Orada kötülüğün zaptından kurtularak kendi bedenine dönen gerçek Weston ile karşılaşır. İkisi, dev bir balığın sırtında yolculuk ederken, iblis tarafından soğurulan ve sindirilen ancak lanetli ruhlara ıstırap vermeyen alevler ve cehennem üzerine konuşurlar. Ancak Weston, iblisin şeytanın kontrolüne geçer.
Ransom ile Weston dövüşürler. Ransom kazanmış, Weston boğulmuş görünmektedir. Oysa şeytan onu zaptetmiştir. Son kez bir sualtı mağarasında karşılaştıklarında, Ransom, Weston'un başına bir taşla vurduğunda, Weston'un bedeni alev fışkırır, yavaş yavaş insanlığını yitirir ve bir orangutana benzemesine rağmen bir mandrill (man-ape de denilen en eski maymun türü) ve de bir kediye benzemektedir.
Ransom, satha çıkar, Kral ve Kraliçe ile Mars ve Venüs'ün Oyéresu'su ile karşılaşır. Hepsi, İncil'deki gibi ikinci kez cennetten inişi ve yeni bir ütopyanın başlamasını kutlamaktadırlar. Lewis'in Güneş Sistemi ve Tanrı'nın doğası ile ilgili görüşleri, Danté'nin İlahî Komedyası'nı andırmaktadır.
Görevi bitmiştir. Kötülüğün güçleri ve onların terörü ile savaşan dünyaya döner.
|