ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg


RAMA İle BULUŞMA

SAYFA-2

SAYFA-3

SAYFA-4

SAYFA-5

SAYFA-6

SAYFA-7


SAYFA-5


amblem.2.k.jpg

RAMA ile BULUŞMA

Arthur C.CLARKE

Gerçekten de Dr.Laura'nın eline böyle bir fırsat geçer; ancak inceleme sırasında "biot" (biyolojik robot) adını verdikleri şey patlar. Konuyla ilgili dünyada yapılan toplantıda şu bilgi verilir:

Sf:196-197
... Hepinizin bildiği gibi en sonunda Rama hayat biçimi ile ilgili bir örnek elde edebildik. Endeavour Tıp Subayı Operatör Dr. Ernst parçaladığı örümceğe benzer yaratıkla ilgili tam bir raporu bize yolladı» ... «şunu söylemeliyim ki elde ettiği sonuçların bazıları çok şaşırtıcı ve başka şartlar altında olsaydık bunlara inanmayı kesinlikle reddederdim. Örümcek tümüyle organik bir yapıya sahip, fakat kimyası bizimkinden çeşitli yönlerden farklılık gösteriyor. İçinde oldukça büyük oranda hafif madenler bulunuyor. Her şeye rağmen ona bir hayvan demekte çeşitli temel nedenlerle tereddüt ediyorum.»

... «İlk önce; bir ağzı, midesi. hazım sistemi... yani yemek yiyebileceği hiçbir şeyi yok. Ayrıca hava alabileceği bir delik, ciğer, kan ve üreme organları gibi şeyler de bulunmuyor.» ... «Öyie ise onda neler bulunduğunu merak edebilirsiniz. Söyleyeyim; üç ayağını ve üç duyargasını kontrol eden basit bir kas yapısı var. Ayrıca beyni var, oldukça kompleks bir yapıda ve büyük bölümü yaratığın olağanüstü gelişmiş üç gözlü görme duyusunu yönetiyor. Fakat vücudunun yüzde sekseni bal peteği şeklinde büyük pillerden oluşmuş ve bu piller de yaratığı kesmeye başladığı zaman Dr. Ernst'e oldukça tatsız bir şaka yaptı. Eğer biraz dikkat etseydi bunu zamanında fark edebilirdi. Çünkü, ancak bir avuç deniz hayvanında bulunmasına rağmen, Dünya'da da eşi bulunan tek Rama bünyesi bu.» ... «Örümceğin büyük bölümü, tıpkı elektrikli yılan ve torpil balıklarında gördüklerimize çok benzeyen bir bataryadan başka bir şey değil. Böyle olduğu halde yaratık bunları kendini savunmak için kullanmıyor. Bu güç onun enerji kaynağı.

Bu nedenle de yiyecek ve nefes alacak organları bulunmuyor. Yani yaratığın böyle ilkel araçlara ihtiyacı yok. Bunun da anlamı... bu yaratık vakum bir ortamda evindeki kadar rahattır.» ... «Şimdi elimizde öyle bir yaratık modeli var ki bütün amaçları ve davranışları ne olursa olsun, hareket eden bir gözden başka bir şey değil, hiçbir iş görebilecek organı yok, o duyargalar çok güçsüz. Bütün bunları bana başkası anlatmış olsa ben bu yaratığa bir keşif ve araştırma aygıtı derdim.» ...

«Onun davranışları tümüyle bu anlatıma uyuyor. Çünkü örümceklerin bütün yaptıkları etrafa koşuşup her şeye bakmak, incelemek. Evet bütün -yaptıkları bu.» ... «Fakat diğer hayvanlar farklı. Yengeç, deniz yıldızı, köpekbalıkları -başka isimler de konabilir- bunlar çevrelerindeki eşyaların yerini değiştirebilirler ve her birinin belirli bir görev için yetiştirildikleri belli. Bunların da elektrikle işlediklerini sanıyorum çünkü, örümcek gibi hiçbirinde ağza benzer bir şey görülmüyor.» ...

«Bu açıklamalarımdan çıkan biyolojik problemleri hepinizin anladığını sanıyorum. Bu gibi yaratıklar doğal bir gelişim gösterebilir mi? Hiç sanmıyorum. Bunlar tıpkı belirli işler için yapılmış makinelere benziyorlar. Eğer bir isim vermem gerekiyorsa, ben bunların robot olduklarım söyleyebilirim -biyolojik robotlar- işte bunun Dünya üzerinde bir eşi yok.»

... «Eğer Rama bir uzay gemisi ise bunlar onun mürettebatının bir kısmıdır. Nasıl doğdukları -veya yaratıldıkları- konusuna gelince; bunu size açıklayamam. Fakat cevabın orada... New York'ta olduğunu tahmin ediyorum. Eğer Kumandan Norton ve adamları Rama'da daha yeteri kadar kalacak olurlarsa, gittikçe artan sayıda ve şimdiden kestirilemeyecek davranışları olan daha kompleks yaratıklara rastlamaları mümkündür... hatta bu çizginin sonunda bu dünyanın gerçek yaratıcıları Romalılarla karşılaşabilirler... ve baylar böyle bir şey olduğu zaman da, artık hiçbir kuşku kalmayacaktır..,»

Sf:203
Örümcekler hareketli alıcılardı. Görme duyusunu -belki de dokunma duyuşu ile birlikte- kullanarak Rama'nın bütün içini inceliyorlardı. Bazen yüzlercesi tam hızla sağa sola koşuşuyor fakat bir iki gün içinde de yok oluyorlardı. Şimdi ortalıkta bir tane bile görmek çok zordu.

Onların yerine çok ilginç ve etkileyici yaratıklarla dolu bir hayvanlar kolleksiyonu ortaya çıkmıştı. Her birine uygun bir isim bulmak pek zor olmamıştı. Büyük, yastık gibi yumuşak ayaklı ve Rama'nın altı yapay güneşinin üzerinde dolaşarak onu cilalar ve temizler gibi davranan 'Pencere silicileri' vardı. Bunların büyük gölgeleri dünyanın öbür yanında korkunç şekiller yaratıyor, bazen de belirli bölgelerde geçici Güneş tutulmalarına yol açıyordu.

Yusufçuk'u parçalayan yengeç 'leş yiyiçiydi'. Ona benzeyen bir sürü hayvan Alfa Kampı'na yaklaşarak düzenli şekilde çevreye yığılan çöpleri taşmaya başlamışlardı. Eğer Norton ve Mercer onların önüne kararlı bir şekilde dikilip geri çekilmeye zorlamasalar, her şeyi taşımaya kalkacaklardı. Uzlaşma oldukça kaygı verici fakat temiz şekilde olmuştu. Bundan sonra leş yiyiciler nelere dokunmalarına izin verildiğini anlamışlar ve muntazam aralıklarla kampa uğrayarak hizmetlerine gerek olup olmadığım kontrol etmeye başlamışlardı. Bu, en uygun ve yararlı anlaşma olmuştu ve leş yiyicilerin veya çevrede onları kontrol eden varlığın çok yüksek zeka düzeyi olduğunu kanıtlamıştı.

-devam-


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net