|
Lütfen sol sütundaki isimleri tıklayınız!
Karşıdan gelen uzaylıya, başımla bir günaydın çakıyorum. "Günaydın", ztbıızzt. Bu türler böyle. Zıtlayıp, bıztlayıp yaşayıp gidiyorlar. Bir merhaba da, ondan sonra gelene.
"Aman aman, şuna da bakın suratsızın teki". Hortumlarından fışkıran yeşil sümüğü beni başımdan ayağıma dek... Sırılsıklamım. Bir, en çok iki saniye içinde o sümük buharlaşacak, Allahtan. Yoksa, biz insancıkların hali nice olurdu.
"Yok yok, kalsın" diyorum. Bugünlük bu kadar sıcakkanlı olmak bana yetti de arttı bile.
Köpekbalığı derisi giysilerimde tek bir kırışık bile yok, ayakkabı cilası parlaklığındaki saçlarım da ise tek bir dalga. Çok güzelim. Önemli bir şey bu. Güzel olmak. Ben güzelliğimin farkındayım da. Bu sabah o patronum olacak gorilin hakaretlerine katlanabilecek kadar güzelim. Dev vitrinde buz gibi yansıyan kendime bakıyorum, gülümsüyorum güvenle; bembeyaz dişlerime ışık "çınn" vurup kaçıyor.
|
|
|
|
|
Gezegenler arası arenada oldukça söz sahibi olan sayın şirketimin giriş kapısı açılıyor ardına kadar beni görünce, açılmıyor da sınıfıma uygun bir şekilde "şöyle bir" aralanıyor.
Kapı beni "hoşgeldiniz ama geç kaldınız 2. sınıf yönetici" diyerek karşılıyor.
"Kapı, kapı" diyorum. "Bir gün gelecek ki o gün çok yakın, sen benim önümde sonuna kadar açılacaksın, böyle ıkınarak sıkınarak aralarından berilerinden geçmek zorunda kalmayacağım. Bu yüzden haddini bil...
"Yine geç kaldın, sümsük herif" diyor karşımdaki goril....
-Öykü'nün Devamı-
|
|
|
|