|
Lütfen sol sütundaki isimleri tıklayınız!
Araştırmalarımın arasında uyuyakalmışken küçük bir nesnenin beni uyandırdığını fark ettim. Bu benim küçük robotlarımdan biriydi. Onu eğer uyursam beni uyandırsın diye programlamıştım. Bir bilgisayar şirketinin yapay zekâ uzmanı olarak quantum bilgisayarımın başında hiç olmazsa birkaç saat daha çalışmalıydım. Programlama çok uzundu. Bitmek bilmeyen parametreleri girmekten sıkılmamıştım ama en azından kafamı birazcık olsun boşaltmam gerekiyordu. Ani bir karar verip dışarı çıkmak için hazırlanmaya başladım. Vakit çok geç değildi. Aynada kendimi şöyle bir süzdüm. Uzun sarı saçlarımı toplayıp kapıdan çıktıktan sonra onu gördüm. İşte tam o sırada rüyada olduğumu falan zannediyordum. Böyle bir güzellik ancak mankenlerde olur sanırdım. Birden ağzımdan büyülenmiş bir şekilde "merhaba" sözü çıktı. O da bana bakıp gülümsedi ve ben çok etkilenmiş bir biçimde, "buralarda sizi daha önce hiç görmedim", dedim. Onun dudaklarındaki ince tebessümü gördüğüm anda ona bir kez daha vurulduğumu hissettim.
"Evet, ben yeni taşındım. Yeni komşunuzum," dedi ve bana elini uzattı. O güzel elini oldukça elektriklenmiş bir biçimde sıktım.
"Tanışalım, benim ismim Onur. Yazılım uzmanıyım."
"Ben de Dilek. Grafik uzmanıyım. Bugün geldim. Sanırım burası güzel bir yer."
"Yirmi beş katlı ve yüz yirmi dairelik bir bina ne kadar güzel olursa", diye karşılık verdim. Bu güzel bayan benim bulunduğum katın bir üst katında oturacaktı artık. Ayaküstü biraz daha sohbet ettikten sonra asansöre bindim ve sokağa doğru yürüdüm. Hava taksileri tepemde vızır vızır dolaşıyorlardı. Şehir bu saatte çok güzel görünüyordu. Bu hengâmede kendimi her zaman gittiğim barda buldum. Niyetim bir iki bira içip sonra da eve dönmekti. Barmen tanıdıktı. Daha doğrusu tanıdık bir makineydi desem daha doğru olacak. Onunla normal bir insan gibi sohbet edebilirsiniz. Kendisiyle dertleştiğinizde sizi tıpkı bir psikolog edasıyla dinler. Barın sahibi normal bir kişi almak yerine bunlardan kullanıyordu. Artık birçok kişi makineleri insanlara tercih ediyordu.
|
|
|
|
|
"Selam Barmen", dedim canlı bir ses tonuyla. "Bana soğuk bir bira ve biraz fıstık ver."
"Peki, efendim", dedi ve biramı hemen verdi. Etraf bugün sessiz görünüyordu. Arkamda birkaç kişi hararetli bir şekilde tartışırken ben barmene, "biliyor musun ben galiba aşık oldum", dedim.
"Evet anlıyorum. Bu sizin için çok güzel bir durum olmalı."
"Sen ne anlarsın ki", dedim alaycı bir tavırla. "Sen git önce gıcırdayan yaylarını falan yağla." Sinirlenmedi. Alınmadı bile. İşte bir makinenin soğuk tarafıydı bu. Neden ben böyle bir mekanik bilgisayarla muhabbet ediyordum ki... Birama şöyle bir bakıp çerezimi bitirdikten sonra tuvalete doğru yöneldim. Şöyle bir rahatladıktan sonra eve dönmeye karar verdim. Şehrin şu an bana pek de güzel gelmeyen ışıkları altında bir hava taksisine atlayıp evimin yolunu tuttum.
Eve geldiğimde bilgisayarımın başına oturdum. Yarın sabah erken kalkmam gerekiyordu ama en kısa sürede bitirmem gereken bir yazılımım vardı. Göz kapaklarım yorgunluktan kapanmaya başladığı zaman kendimi yatağa nasıl attığımı hatırlamıyorum&...
Ertesi sabah hazırlanıp şirkete doğru tam gidecekken yine onu gördüm. Kırmızı elbisesiyle karşımda tam bir Afrodit gibi duruyordu. Gülümseyerek selam verdim.
"Sabah sabah işe herhalde", dedi. Üst katta oturmasına rağmen onun niye buraya geldiğine pek anlam veremiyordum ama bu oldukça hoşuma gidiyordu.
-Öykü'nün Devamı-
|
|
|
|