ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg


MEDUSA'yla BİRLEŞMEK

SAYFA-2

SAYFA-3


MEDUSA'yla BİRLEŞMEK


amblem.2.k.jpg

Theodore STURGEON

MEDUSA'yla BİRLEŞMEK

Çev: Berat ÇELİK, İthaki Yayınları, Kasım 1999, 205 Sayfa

Tanıtım: Selma MİNE

c315-1966.k.jpg

1900'lerin başlarından itibaren bilimsel araştırmaları yapılan ve günümüze giderek bilimsel bir platforma oturan parapsikolojik (Psikoloji ötesi) çalışmalarını, telepati, hipnoz konuları ile Carl Jung'un "Kolektif şuur, toplumsal hafıza" bilgileri ile zenginleştirilmiş bir eserdir, Medusa'yla Birleşmek ya da Evlenmek (To Marry Medusa - 1966). Yazar, kolektif bilinci, bir tür "KOVAN ZİHİN" olarak tanımlamakta ve bunu da kafasından saç yerine sayısız yılan çıkan, bir bakışta insanları taşa çeviren (hipnıtize eden)ölümlü "medusa" ile simgelemektedir.

Medusa, Gorgolar (canavarlar) denilen üç kızkardeşten biridir. Doğduktan sonra anası ile birlikte bir sandığa kapatılıp nehre atılan "Perseus" tarafından kafası kesilir. Medusa'nın akan kanından (ruhsal coşkuundan) Poseidon (düşünce okyanusu)'un oğlu kanatlı atlar "Pegasus" (ilham perisi, hayal gücü) ve "Khrysaor" (altın kılıç/ bilinç ışıkları) doğmuştur. Ancak birçok mitolojik tanrı Zeus (akıl), Apollon (gönül), Artemis (zekâ), Demeter (ürün) de altın kılıç lâkabını taşırlar.

Günümüz inanç ve sosyal bilgilerinin sembolik anlatımları olan mitoslardaki semboller, daha sonra "din" denilen sistemde, farklı isimler de alsalar, aynı bilgiyi aktarmışlardır. Pegasus'un "cebrail" (aklı selim), Khrysaor'un "Yıldırımın Yolu" yani "bilgilerin akışı" olarak ifadelenmesi; Perseus öyküsünün de Hz.Musa öyküsüne dönüşmesi gibi.

Binlerce ışık yılı uzaktaki bir kozmik-aşkın şuur olan Medusa, dünyadaki insanların da kendisi gibi bir aşkın (telepatik) şuur olmasını hedeflemektedir. Bunun için de, bir milyar gezegendeki yaşam türlerinin tümünü içine alacak kadar kapsamlı bir kovan zihni, bir kuru üzüm tanesi boyutundaki uzay gemisine yükler. Sonsuzlukta yol alan tohum, dünyaya düşer ve bir süre bekler. Bir kuş tarafından yenir. Kuş, bir atın yemi olur. Her ikisinde de, onların kas dokuları içinde kendini korur. Atın etinden yapılan hamburgerin içinde, bir çocuğun önüne kadar gelir. Ancak çocuk, doymuştur ve tohumun olduğu kısmı yemeden çöpe atar.

Romanın kahramanı serseri, ayyaş ve cahil Gurlick, açlıktan çöpleri karıştırırken o yarım hamburgeri bulur ve mideye indirir. İşte kozmik-aşkın şuur Medusa, akıllı birini ararken, bula bula bu yarım akıllının zihninde yayılmaya başlayacaktır. Ona tek bir soru sormaktadır: "İnsanları nasıl birleştireceğim ya da evlendireceğim?" Aslında öğrenmek istediği, "ortak aklı" ve "ortak yaşamı" nasıl oluşturacağıdır. Çünkü dünya varlıkları çok farklı deneyimler ve yaşamlar içinde, çok farklı isteklerini gerçekleştirme savaşı vermektedirler. Oysa tek bir "kovan" içine "ortak" düşünceye varmak demek, herkesin her şeyi aynı anda kabulü, yaşaması, anlaması ve iletmesi demektir.

Gurlick, değişik kişilere bu soruyu, içinden gelen itilim ile sorar ve çoğunlukla da garip veya sapıkça karşılanır. Bir doktorla aralarında geçen konuşma ise, "kovan" zihni rahatsız eder:

-devam-


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net