ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg


MEDUSA'yla BİRLEŞMEK

SAYFA-2

SAYFA-3


SAYFA-2


amblem.2.k.jpg

MEDUSA'yla BİRLEŞMEK

SAYFA-2

Sf:88-89
..."Bir zamanlar yeryüzünde herkesin sahip olduğu yalnızca tek bir beyin vardı,.... Şimdi parçalara ayrıldılar. Bana bütün söylemen gereken, onların nasıl tekrar bir araya konulacakları."
.......................
"... İnsanlar -birlikte düşünmeden- birlikte çalışabilirler. Kastettiğin bu, öyle mi; herkein aynı anda düşünmesi, tıpkı bir arı kovanı gibi?"
"Arılar, evet."
"İnsanlarda bu şekilde yaşanmadı, bu..."
.......................
Yıldızlar arasında korkulu bir hesaplaşma yapıldı ve şimdiye dek değişmez bir biçimde ve her zaman doğruluğu kanıtlanmış olan aksiyon, yani bir türün böyle yüksek bir teknoloji düzeyine onu düzenleyecek kovan zihin olmaksızın ulaşmadığına dayanılarak, doktorun akıl almaz ifadesini etkisiz kılmanın -şayet yalan söylememişse- sadece bir yolu vardı ve bu sonuç kendisine bildirilmiş olan Gurlick, onu uygun bir dille aktarmak için elinden gelenin en iyisini yaptı. "Tahminimce yaşanmış olan herkesin ayrılıp dağılması idi, şimdi kendi başlarınalar, artık kesinlikle hatırlamıyorlar. Ben onu hatırlamıyorum, sen onu hatırlamıyorsun, zamanın birinde senin ve benim ve herkesin tek, muazzam ve büyük bir beynin parçası olduğumuzu."

"Buna inanacak değilim," dedi doktor, "doğru olsa bile."

Hedefe ulaşmakta zorlanan Medusa, bu kez herkesin bilinçaltına itilmiş arzularına yönelir ve onları tatmin etme koşulu ile hedefini gerçekleştirmeye başlar. Gurlick, Medusa'nın istediği aygıtı yapar, o da başka aygıtları üretir ve giderek dünya, teknolojik bir tesir ağı ile kuşatılmaya başlar. Ancak bireyselliklerinin tadına varmış olan insanlar, buna karşı koymakta gecikmezler ve kısa sürede başarı kazanırlar. Kovan-zihin de inatçıdır; ama sonuçta karşısına çıkan insan-kovan, bambaşka bir konumdadır. Tek bir "BEN" oluşmuştur ve bu adeta ölümsüzleşme hatta Tanrısallıktır:

Sf:182-183
İnsan kovanı, merakı son haddinde, kendini ve işlerini, kazançlarını, kayıplarını ve yeni doğasını uzun uzun düşündü.

İlkin iç iletişim vardı; pek az zihnin önceden hayal edebileceği kadar muazzam, farklı bir durumdu. Hiçbir karşılaştırma yeterli olamazdı; sayısız telefon santralına ya da çok taraflı bant alıcılarına ait hiçbir kavram, o devasa kavrayışın niteliğine işaret edebilirdi. Onu karmaşıklığı bakımından tarif etmek incelikle işlenmiş bir danteli her bir ipliğine dair birer tanımla anlatma çabası kadar olanaksız -ve mankafaca- olacaktı. Onun daha çok, "dokusu" vardı. Sizin belleğiniz ve onunki ve o adamınki ve ufkun yamacı üzerinde duran o kadınınki; belleklerinizin hepsi benimdir. Dahası becerileriniz size ait olarak kalacaktır (muhteşem müzik paylaşılınca azalır mı?) fakat özel konunuza ilişkin duyarlılığınız şimdi benimdir ve mükemmelliğinizden duyduğunuz gurur şimdi benimdir. Dahası, önceden hiç olmadığım kadar örgüte, insanlığa bağlı da olsam, ben önceden hiç olmadığım kadar benim. İnsan türünün benden istekleri olduğunda tamamen insan türünün amacına adarım kendimi. Bundan başka insanlığın en üst çıkarlarının engin sınırları içinde geçmişte hiç olmadığım kadar serbest bir aracıyım; daha ileri bir düzeyde, üstelik içeriden ve dışarıdan şimdiye dek mümkün olanın altında engellemeyle ben benim. Çünkü birey olarak insanın, bütün geçmişte değişik bileşimlerle bize eziyet etmiş belalara ve ifritlere ..... ev sahipliği bitmiştir, tamamen yok olmuştur; denemekten korkuyorum ve bana izin vermeyecekler ve öğrenselerdi sevilmem mümkün olmazdı gitmiştir; bitmiştir.

-devam-


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net