|
Gezegenden gezegene bilgisayar kayıtları, elektronik beyinler, halografik bedene bürünmüş yapay zihinler, insanların ve yaratıkların gözüyle geçmişten geleceğe yapılan bu muhteşem gezide, sorunlar çözülürken, yeni yeni sorunlar ortaya çıkar. İyi bilim kurgunun yaşam politikasını da yönlendireceğini savunan POHL'ün bu eseri, güzel bir bilim kurgusal yaşam politikası örneğidir.
Alıntıların hepsi, "Hiçi İle Buluşma" adlı kitaptandır.
1.ÇIKIŞ KAPISI (Gateaway - 1976)
Hugo ve Nebula Ödülleri - John J. Chambell Anısı Ödülü
Çev: Can ERYÜMLÜ, Kavram Yayınları, Ekim 1995.
Yaşam... ve ölüm. Bunlar Gateaway (Çıkış Kapısı)'in sunduğu seçeneklerdir. İnsanoğlu, Esrarengiz şekilde kaybolan Heechee'lerin arkalarında bıraktığı yıldızlar arası uzay gemileriyle dolu bir uzay limanı keşfeder. Limandaki gemilerin hedefleri programlanmıştır. Kolay kullanılabilmektedirler; ancak denetlenememektedirler. Bir yığın kör uçuş sonunda bazı pilotlar, keşiflerden ceplerini doldurmuş olarak; bazıları da tanımlanamayan kalıntılarla geri dönerler. Bu tıpkı bir tür Rus Ruletine benzemektedir, ama bu bilinmezlik, araştırmacıların heveslerini kıracak da değildir.
Bu arada Dünya üzerinde yaşanan kargaşa konusunda çeşitli girişimlerde bulunulmuş ve araştırmalar yapılmıştır:
Sf:82
Dünya üzerinde Hiçilere tapan bazı tarikatların olmamasına şaşmamalıydı, çünkü Hiçiler, bir tanrıda olması gereken her özelliğe sahiptiler. Değişkendiler. Güçlü ve değişmezdiler...
Holografik Yapay beyin Alfred, bu konuda şöyle düşünmektedir:
Sf:97
Ne yazık ki bu "hazır çılgınlık" hakkında kişisel deneyime dayanan bir bilgim yok. En çok da ilk kez yaşandığında üzülmüştüm bu duruma. O zamanlar kimsenin "telempatik psikokinetik telsiz" diye bir şeyden haberi yoktu. Kriz, dünya çapında düzenli aralıklarla ortaya çıkan bir delilik durumuydu. Ben de dahil olmak üzere, Dünya'nın en gelişmiş beyinleri bir virüs, zehirli bir madde, Güneş'in radyasyonunda bir değişme ya da insan ırkını her yıl sarsan bir delilik salgınına bir açıklama getirecek herhangi bir şey bulmak için çalışıp durdular. Ne var ki Dünya'nın en gelişmiş beyinlerinin bir sorunu vardı. Benim gibi bilgisayar programları çıldırtıcı dürtüleri hissedemiyordu. Eğer hissedebilseydik eminim ki mesele çoktan halledilmiş olurdu.
Romanın baş kahramanı Robin'in (Robinette Bradhead) halografik bedende yaşayan zihni, Hiçbir iz bırakmadan kaybolan Hiçiler ve Çıkış Kapısı hakkında şunları anlatır:
Sf:76
Hiçilerin haritacılıkta ve seyirde kullandıkları sistemleri çözmek çok zordu. Seyir sisteminde, yolculuğun başlangıcını gösteren iki nokta saptanır. Ardından gaz ve toz bulutu, radyasyon, çekim alanları vesaire gibi yol üzerindeki engeller belirlenip bunların arasından ya da yanından geçecek en güvenli rota, noktalar birleştirilerek saptanır.
Haritalardaki birçok noktanın yanında uyarı işaretleri vardı, yanıp sönen halkalar, çizgiler vb. Bunların uyarı işareti olduğunu çok geçmeden fark ettik. Fakat bu işaretlerden hangilerinin tehlike uyarısı olduğunu ve ne tür bir tehlikeyi işaret ettiklerini bilemiyorduk.
Sf: 79
... Çıkış Kapısı'nda arayıcı olduğumda da devam ettik. Tanrım, nasıl da korkardık o sıralarda! Kendimizi eski Hiçi gemilerine emanet edip hiçbir insanın görmediği yerleri keşfe giderdik ve yolculuğun sonunda geminin sahiplerinin ortaya çıkıp çıkmayacağını ve bizi görünce ne yapacaklarını merak ederdik. Eski uzay haritalarını çözüp Galaksi'nin merkezinde saklandıkları yeri bulduktan sonra onları daha fazla düşünmeye başladık.
-devam -> 2.MAVİ UFKUN ÖTESİNDE-
|