|
Haldun AYDINGÜN
ile Bilim Kurgu Üzerine
(devam)
*Özellikle "Toso - Dağın Ötesi" isimli romanınız bu türe giriyor. Bu romanınızda dağcılık konusunu saltık bilimkurgu ile çok güzel harmanlamışsınız. Kişisel görüşüm, okullara da tavsiye edilmesi gerekir.
Okullar okuyor zaten. Sınıf sınıf okuyanlar var. 3'ncü baskısını yapacak galiba.
*Gerek bu romanınızın, gerekse diğer romanlarınızın ve öykülerinizin yazılma süreci nasıl oluyor, biraz bahsedebilir misiniz?
Öykü "Tık!" diye geliyor. Aniden geliyor. Sonra onu açıyorsunuz zaten. Yirmi yıl önce kafama gelen, fakat yeni yazdığım öyküler var. Yirmi yıl kuluçkada yatmış öylece.
*Toso-Dağın Ötesi romanınızı dağcılık bilimkurgusu olsun diye mi yazdınız?
Onu demek yanlış, her yazar kendi şahsi birikimini kullanır, benim dağcılık sporu ile ilgili çok fazla birikimim var, kullandım onu. İhracatla ilgili de olabilirdi, gezdiğim bütün ülkelerle ilgili. Bu romanım dağcılık bilimkurgusu değil. Dağcılık bilimkurgusu yazdım. Dağcı okurlar için bilimkurgu öykülerim var üç tane. Dağcılık mecmualarında yayınlandı onlar, dağcılık bilimkurgusu. Yani içinde sadece dağcıların anlayabileceği jargon ve duygular var. İşin içinden gelmeyenlere fazla bir şey ifade etmeyebilir.
*Dağcılık konusunda yanılmıyorsam 6 kitabınız var, ayrıca deneme - inceleme türüne girecek kitaplarınız da var. Biraz kitaplarınızdan söz eder misiniz?
19 tane imzam var diyorum, öyle anlatıyorum artık. Çünkü karıştı hepsi. Bir tanesi Yapı Kredi Yayınlarından "Fotoğrafçıyım". Eşimin (Şengül Aydıngün) doktora tezini fotoğrafladım on yıl boyunca. İçinde 170 büyük boy fotoğraf var. Fotoğrafçılık olarak iyi bir kitap. Üç tane çok yazarlı kitaba öykü istendi benden. Külliyat şeklinde, üç tanesi o şekilde. İki tane de çift yazarlı kitap. Birini eşimle, diğerini Doğan Palut isimli arkadaşımla yazdık. 13 tane de tek imzalı kitabım var. Bunun beşi bilimkurgu, denemeler var, turizm kitabı var, toplam 19 imzam var. Hepsine kitabım diyemiyorum. Fotoğrafçı olarak, çift yazarlı, çok yazarlı olarak katkılarımla toplam 19 imzam var demek daha doğru geliyor.
*Kitaplarınızdan en ilginci ve hoş olanı da "Erkekler Mağara Adamından" isimli kadın erkek ilişkilerinin kökenlerini ve kurallarını anlattığınız son kitabınız. Sanılanın aksine magandaların kadınları daha çok mutlu ettiğine dair tespitiniz var örneğin. Bu kitap nasıl doğdu? Okur tepkisi aldınız mı?
80-90'lı yıllarda boşanınca bu tür işlere çok kafa yorduk. Kafa yora yora da hepsinin tek bir kuralla açıklanır hale geldiğini gördüm. Paylaşmak istedim insanlarla. 1999 senesinde bir Web sitesi açtık. O Web sitesinde ciddi iyi tepkiler aldık. Hatta tehditler falan bile aldık bazı yazılara. Kitap bu çalışmaların sonucunda ortaya çıktı.
*İşiniz gereği zaman zaman yurt dışına da çıkıyorsunuz. Ayrıca dağcılık faaliyetleriniz sırasında sanırım yabancıları da gözlemlemeniz mümkün oluyor. Bir genelleme yaparsanız ve Türk insanı ile yabancıları kıyaslarsanız neler söyleyebilirsiniz? Örneğin onların ve bizim hayata bakış açılarımız, yaşam kültürleri arasındaki farklar veya benzerlikler gibi.
10 cilt falan konuşabilirim, hem de kalın cilt olarak. Bunun bir cildi de yaşam ve tatil kültürleri olur herhalde. Şu an kafayı en çok taktığım şey yabancılarla ilgili; sporla ilgili ilişkileri. Sporu ölene kadar yapmak ihtiyacındaki kitleleri var. Toplumun belki % 15-20'sinden bahsediyorum. Ne bileyim, 70 yaşında dağa çıkan, ciddi ciddi bisiklete basan, triatlonlara katılan insanlar.
|