|
SAYFA-3
Sf:51
... Teknisyenler uzunluğu ölçülemeyen baca yoluyla Yüzyılları dolaşıyorlardı...
Sf:52
Hiçbir terslik yok. Hiçbir şey hissetmiyorsun, çünkü aslında hareket ettiğin yok. Aracın Zaman-uzantısında sürükleniyorum... Şu anda sen ve ben madde değiliz. Görünüşümüze rağmen bu böyle. Bu aracı yüz kişi aynı anda kullanabilir. İki Zaman - yönünde değişik hızlarla gidebilir. Ve o sırada herkes birbirinin içinden geçer. Olağan kâinatın yasaları araç bacaları için geçerli değildir.
Sf:53
Sonsuzcular'ın bâtıl inançları varsa bu da bir tek konuyla 70.000'inci ve 150.000'inci Yüzyıllar arasındaki süreyle, yani "Gizli Yüzyıllar"la ilgiliydi… Sonsuzcular o binlerce yüzyılda Zaman'a girmeyi başaramıyorlardı. Sonsuz'la Zaman'ın arasında geçilemeyecek bir kapı vardı. Niçin? Bu sorunun cevabını kimse bilmiyordu.
Sf:58
... Teknisyen olmanın sağladığı güce alışmıştı. Milyonların kaderi onun parmaklarının ucuna bağlıydı. Belki insan bu yüzden çizdiği yolda yalnız başına yürümek zorundaydı. Ama hiç olmazsa, gururla yürüyebilirdi.
Sf:59
... Hesapçıların sarı, Hayat-Plancılarının yeşil, Sosyologların mavi, Gözlemcilerin beyaz işaretlerinden değildi bu. Bir uzmanınki gibi tek renkten yapılmamıştı. Beyaz zemin üzerindeki bu mavi çizgi, adamın iletişimci olduğunu gösteriyordu. İletişim, Bakımın alt dallarından biriydi. Adam da Uzman değildi.
Sf:61
Sonsuz'da Zaman yoktu. Yani dışarıda, kâinatta düşünüldüğü gibi bir zaman. Ama insanların vücutları yaşlanıyordu… Zaman fizyolojik bakımdan geçip gidiyordu. Ve Sonsuz'da da her insan bir fizyo-yılda Zamandaki olağan bir senede olduğu gibi yaşlanıyordu... Sonsuzdaki faaliyetler yirmidört fizyo-saatlik günlere ayrılmıştı. Ve tabii gece ve gündüz, bugün ve yarın varmış gibi davranılıyordu.
Sf:73
... Bazı yüzyıllar Sonsuz'un var olduğunu biliyorlar. Zaman arası ticareti kontrol ettiğimizin farkındalar. Temel görevimizin bu olduğunu sanıyorlar... Görevlerimizden birinin de insanlığın bir felakete uğramasını engellemek olduğunu da belli belirsiz kavrıyorlar... Kuşaklara bir toplumsal baba simgesi sağlıyor, onlara güven hissi veriyoruz...
....................
... Ama bilmemeleri gereken ... gerektiği zaman Gerçeği nasıl değiştireceğimizdir. Böyle bir bilginin yol açacağı güvensizlik çok zararlı olur... şu veya bu yüzyılda Sonsuz hakkında istenmeyen bazı inançlar ortaya çıkar. Genellikle bu inançların en tehlikelileri, o çağın yönetici tabakasıyla ilgili olanlardır. Bizimle en fazla ilişkisi olan ve ayrıca kamuoyu denilen şeyin önemli sayılacak yükünü taşıyan tabakayla...
|