ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg

A.C.CLARKE ile SÖYLEŞİ
ÇAĞIMIZIN Jules VERNE'i Arthur C. CLARKE

A.C.CLARKE ile SÖYLEŞİ


amblem.2.k.jpg


Bu söyleşi, BBC Focus dergisinin Aralık 2007 184.sayısında yayımlandı. Arthur C.CIarke'nin 90.yaşına basması nedeniyle yapılan bu söyleşiden dört ay sonra yazar (19 Mart 2008'de) sonsuzluğun uzay gemisiyle kendine ayrılmış olan yere ulaşmak için yola çıktı.

Arthur C.CLARKE ile SÖYLEŞİ

90 yaşına ulaşmak nasıl bir duygu?

Kendimi 85 yaşından daha yaşlı hissetmiyorum. Bob Hope'un da dediği gibi; "Doğum günü pastasındaki mumlar pastadan daha masraflı oluyorsa yaşlandığını anlarsın." Ama işin kötü tarafı arkadaşlarımın çoğu artık yaşamıyor

Bilim ve Teknoloji, sizin katılımınızla bir gelişme yaşadı mı?

1920'lerve 30'larda büyüyen birisi olarak bu kadar çok şeyi yaşayıp görebileceğimi asla düşünemezdim. Gezegenler Derneğinde bizlerin boş zamanlarımızda, uzay yolculuğu hakkında konuştuğumuz doğrudur. Ancak hayal ettiklerimizin, yaşadığımız zaman süreci içerisinde gerçekleşeceğini asla düşünmemiştik.

Dünya iklimindeki değişiklikler sizi endişelendiriyor mu?

Bize kendi kehanetimizi tahmin etme fırsatı verdiği için felsefi olarak iyimserim. Gelecek yıllarda temiz enerji üretmekle durumu daha da kötüleştirmeyi engellemiş oluruz, ancak bu karışıklığın akıbeti olan kötü sonuçlarla da yaşamak zorundayız. Ama insanlık bunun da üstesinden gelecektir.

İnsanlığın karşılaşacağı en büyük tehdit nedir?

Organize din, ahlaki ve ruhsal kurtuluşa ermeyi engelleyerek akıllarımızı bulandıracaktır. Bu, tüm zamanların en sinsi yayılan bir hastalığıdır. Umuyorum ki insanlığımız bir gün bu eski inancından vazgeçebilecektir.

Dünyayı yönetiyor olsaydınız, neyi değiştirmek isterdiniz?

Ülkeler ve devletler, yönetimi din ile karıştırıyorlar. Bu milyarlarca insanı acı içinde bırakacak ölümcül bir karışımdır. Din çok özel bir meseledir ve asla bir gösteri sporu değildir.

Yaptıklarınız içerisinde en çok gurur duyduğunuz şey nedir?

the_sentinel.jpg

100'ün üzerinde kitabım ve seçebileceğiniz 1000 den fazla kısa makalelerim var. İletişim uydularını icat ettiğim ve bu sayede toplam I 5 pound para aldığım Extra Terrestrial Relays (Wireless World, Ekim 1945)adlı kitabımdan bahsetmek isterim. Bunun hemen ardından BBC yarışması için I948'de yazılan (fakat yarışmaya kabul edilmeyen) ve sonraları geliştirilerek Staniey Kubrick ile film haline getirilen 'The Sentinel'(2001,: A Space Odyssey - 2001 Bir Uzay Macerası)'den de bahsedebilirim.

randevous_with_rama.jpg

Arthur C. Clarke Hakkında:
Doğumu: 16 Aralık 1917 Minehead, Devon ingiltere.

Eğitimi: Huish Dil Okulu, Taunton (1927-1936), 1948 yılında Londra King's College'de matematik ve fizik eğitimi.

Kariyeri: Kraliyet Ordusunda radar uzmanı (1941-46) , İngiliz Gezegenler Derneği Başkanlığı (1946-47, 1950-53).

1947 den beri yazdığı 100'ün üzerinde bilim ve bilimkurgu kitapları onu tüm zamanların en çok satan bilimkurgu yazarı yaptı. Bunlardan bazıları: 2001 Bir Uzay Macerası, Şafak Projesi, Rama ile Buluşma, Kara Güneş.

Unvanları: 1998 yılında şövalye ilan edildi. 4923 numaralı bir Asteroid'e (Serenpidad- ceraptos arthurclarkei) ve bir dinozor yaratığı cinsine adı verildi.
**********************************************

Hiç emekli olmayı düşündünüz mü?

Emeklilik planlarım hep başarızlıkla sonuçlandı. Bu yüzden şimdi denemiyorum bile. Bu aralar Frederik Pohl son kitabımı tamamlıyor. "The Last Theorem", umduğumdan daha fazla zaman aldı. Bu benim son kitabım olabilir ama yinede az önce söylediğim gibi.

2003 yılında Mars yüzeyinde bitki örtüsü olduğunu iddia etmiştiniz. Buna hâlâ inanıyor musunuz?

Mars'la ilgili yapılan son araştırmalardan elde edilen resimler üzerinde yaptığım çalışmalardan sonra yüzeyde banyan bitkilerine çok benzeyen şeyler buldum. Mevsimler ile değişiklik gösteren ve yer değiştiren bu şeyler, en azından bir bitki örtüsü olduğunu gösteriyor. Tabii, ki bu bir doğrulama gerektirir ki bunun yakında gerçekleşeceğini umuyorum.

Hala 'Cold Fusion' (soğuk füzyon) fikrini destekliyor musunuz?

Aslında soğuk değil ve muhtemelen füzyon da değil, ama bir şeyler oluyor. Ticari boyutunu henüz görmemiş olmamıza rağmen, 10 yıldır, belki daha da fazla zamandır, bu yeni enerji deneyleri hakkında kendimi açık fikirli tutmaya çalıştım. Hâiâ umudum var. Tabi ki, bu tuhaf derecede bol enerji sonucu doğuracak çalışmalar geliştirilirse, gezegenimizde fosil yakıt çağını kapatıp, iklim değişikliği ile ilgili endişelere son vereceğiz ve böylece gezegenimizin jeopolitik yapısı korunacak.

Şu sıra başka yeni fikirleriniz var mı?

30 yıldan fazla bir süredir önayak olduğum uzay asansörü (kablo aracılığı ile nesneleri Dünya'dan uzaya nakletme) fikrine insanlar bir zamaniar gülerdi. Ama şimdi kimse gülmüyor. Hâlâ birden fazla evren ve zamanda yolculuk konularında açık fikirliyim.

Günümüz gençlerine bir mesajınız yar mı?

Clarke' in üç yasasını hatırla;
1. Eğer farklı ama biraz yaşlı bir bilim adamı, olası bir şeyden bahsediyorsa, neredeyse haklıdır. Eğer imkansız bir şeyden bahsediyorsa, muhtemelen yanılıyordur.
2. Mümkün olanın limitlerini keşfetmenin tek yolu, imkansızlığı hesaba katmamaktır.
3. Çok ileri bir teknoloji sihirden ayırt edilemez.

Bu söyleşi, KÜL ÖYKÜ Dergisi'nin Haziran 2008 tarihli 8.sayısından alınmıştır.


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net