ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg


AMBER GÖZLER

TEPEDEN BAKIŞ

KURŞUN ASKER

MEDYACI


KURŞUN ASKER


amblem.2.k.jpg

bicentennialman-k.jpg

Joan D. VINGE

3.Öykü: KURŞUN ASKER

Mesleği olan Antropoloji, VINGE'nin eserlerinde başat rol oynamaktadır. Andersen Masalları'nı anımsatan bu öykü, Isaac ASIMOV'un filme de alınan "BICENTENNIAL MAN" öyküsünü de çağrıştırmaktadır.

BICENTENNIAL MAN

Vücut yapılarının uzaya çıkmaya uygun olmadığı kabullenildikten sonra, erkeklerin uzay pilotluğundan ve askerlikten men edildikleri ve kadınların başat olarak görev yaptıkları gelecek çağlardan biri. Kaptanların "kuyruk" denilen erkek fahişelerle bir gece geçirme izinlerinin olduğu ve gönül bağlantısı kurmamaları için bir daha aynı kişiyle beraber olmadıkları bir dönemde; "Kurşun Asker" barını işleten ve yarı ölü kabul edilen siborg Maris ile uzay pilotu Kaptan Brandy (Branduin) arasında geçen "aşk" öyküsü.

Sf:90-91
"Niçin mürettebatta syborgların olmasına izin vermiyorlar?"
Şaşırmıştı. "Yönetmelik gereği."
Maris basını salladı. "Bana 'yönetmelik gereği' deme, nedenini söyle."

"Yani..." Parmaklarıyla ıslak saç tellerini düzeltti. "Denediler, olmadı. Erkeklerde olduğu gibi. Erkekler uzaya dayanamayıp iflas etti. Hormon dengeleri uygun değildi. Cyborglarda, gerçek ve yapay vücut arasındaki sürtüşme çok şiddetliydi, onlar da iflas etti. Başta uzayda erkek üstünlüğünü devam ettirmek için cyborg organiği denediler, hormon dengesini değiştirmeyi denedikleri gibi. İkisi de işe yaramadı. Ya fiziksel ya da psikolojik zorlanma çok fazlaydı. Ve sonunda bunu yönetmeliğe koydular: Uzay mürettebatında erkek bulunmaz."

"Ama bu bin yıl önceydi. Artık cyborg organiği çok gelişti. En normal bir insandan daha sağlıklıyım ve daha uzun yaşıyorum. Ve daha güçlüyüm." Endişeyle gergin, öne eğildi.
"Ve daha yavaşsın. Güce ihtiyacımız yok, bunun için yapay yöntemlerimiz var. Ayrıca her bir erkek daha fazla stresle karşı karşıyadır. Tehlikeli olabilir."

"Mürettebatta dişi cyborglar var mı?"
"Hayır."
"Hiç tekrar denediler mi?"
"Hayır..."

"Gördün mü? Federasyon uzayı kilit altında tutuyor. Bin yıllık kanunlar sayesinde ayakta duruyor. Orada başkalarının olmasını istemiyorlar!" Sesi hiddetle titredi. "Belki... biz istemiyoruz." Kızın parmakları iskemlenin yumuşak, geniş kolları üstünde açılıp kapandı. Gözleri duman rengiydi. "Bizi gerçekten suçluyor musun? Uzayda yolculuk bizim hayatımız, bizim gücümüz. Diğerlerini bundan men etmek zorundayız. Etrafımızdaki her şey değişip duruyor; süreklilik yok; sahip olduğumuz tek şey birbirimiziz. Bu yüzden yönetmeliklerimiz var, bu yüzden aynı elbiseleri giyiyor, aynı gözüküyor, aynı şekilde davranıyoruz. Yapıp da sonunda delirmeyeceğimiz başka hiçbir şey yok. Diğerlerinden ayrı olmak zorundayız, daima." Saçlarını öne getirdi ve sinirle örmeye başladı. "Ve bu yüzden asla aynı sevgiliyle iki kere beraber olmuyoruz. Doyurmamız gereken ihtiyaçlarımız var ama... ilişki kurmayı, aşık olmayı, bağlanmayı göze alamayız. Bu tehlikeli olur, dengesiz olur... Bunu anlıyorsun, Maris, değil mi? Seninle beraber olmamamın..." Sözünü yarıda bıraktı. Gözleri hüzünle ve hüznün altında korkuyla Maris'i delip geçti.

Her yıllık görev dönüşü dünyada 25 yılın geçtiği bir ortam. İki yüz yaşına yaklaştığı halde devamlı genç kalan Maris ile 19'larında onu tanıyan ve yıl yıl yaşlanarak, otuzlarına gelen Brandy, dünya üzerindeki değişimi de birlikte gözlemektedirler.

Dönüşü olmayacak şekilde ölmüş ya da emekli olup devam etmek isteyen birinin zihni, uzay gemisini yöneten bilgisayara yüklenmektedir. Böylece "Canlı Sistem" çok daha akıllı ve yönlü düşünebilmektedir. Ancak zaman zaman insanî tepkiler de verebilmektedir. Brandy'nin gemisindeki bilgisayar Mactav da böyle biridir. Maris için 75 yıl süren uzun bir bekleyişin sonunda, Macdav'ın patladığı ve Brandy'nin de öldüğü haberi gelir. Bu, siborg için adeta bir ölümdür; çünkü hayatının bir anlamı hatta yaşama isteği kalmamıştır. Barı kapatır ve evine gider... Orada onu bir sürpriz beklemektedir!
@

4.Öykü: MEDYACI


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net