ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg

YENİ SENARYOLAR ve FİLMLER
1900-1970 BK BAŞYAPITLARI
METROPOLİS
KARA ŞÖVALYE

PANDORA'nın KUTUSU: AVATAR

1900-1970 BK BAŞYAPITLARI


amblem.2.k.jpg

GÖKYÜZÜNÜN ve YERYÜZÜNÜN FETHİ

Sinemada bilim-kurgu türünün ilk örneklerini, 1900'de Paris'te Uluslararası Sergi dolayısıyla düzenlenen sinema gösterilerinden hemen sonra; ilkin 1901'de, Ferdinand Zecca'nın bir çeşit Uçan-sigara biçimindeki Fenl'air adlı aracıyla hayal gücü ve zevkten yoksun "Gökyüzünün Fethi" (la Conquete de l'Air) denemesinden sonra; 1902'de Georges Melies'in daha çok Jules Verne'in "Aya Yolculuk" ve H.G. Wells'in "Ayda İlk İnsan" adlı yapıtlarından esinlenerek yaptığı "Aya Yolculuk" (le Voyage dans la Lune) oluşturmuştur.

Melies, bunu izleyerek: "Olanaksızlıklar Boyunca Yolculuk" (le Voyage â Travers l'lmpossible, 1904), "Şeytanın Dörtyüz Oyunu" (Les Quatre Cents Farces du Diable, 1906), Jules Verne'den bir uyarlama olan "Deniz Altında 20.000 Fersah" (Deux Cent Mille Lieus sous les Mers) ile "Manş Altındaki Tünel" (le Tunnel sous la Manche, 1907) ve "Kuzey Kutbunun Fethi" (A la Conquete du Pole, 1911) adlı diğer masalsı ve bilim-kurgusal yapıtları ortaya koydu.

YAPAY İNSANLAR

Büyük Sergi'den 14 yıl sonra, bu kez Almanya'da yeni yapıtlar ortaya çıktı. Max Mach'ın "Öteki" (Der Andere, 1913)’si, Paul Wegener ve Henrik Galeen'in "Golem"(1914)'i, Otto Rippert'in "Homunculus"(1916)'u gibi... Bu filmlerde yaratılan tipler, Goethe'nin o ünlü yaratığına benzer birer yapma adam idi. Daha sonra Robert Wiene, "Orlac'ın Elleri" (Orlacs Hande, 1924) ile bir kazada iki elini de yitiren bir piyaniste, ölüme hükümlü bir katilin elleri takılınca, ortaya çıkan cinayetleri anlattı. Dışavurumcu akımın ilk muştucusu olan bu filmde Conrad Veight, sinemadaki sanat yaşantısının ilk önemli oyununu veriyordu.

Bu filmleri, F. W. Murnau'ın "Janus'un Kafası" (Der Janus Kopf, 1920), Henrik Galeen'in "Praglı Öğrenci" (Der Student von Prag, 1926), Pabst'ın "Bir Ruhun Sırları" (Die Geheimnisse Einer Seele, 1926) gibi bilinçaltının verileriyle donanmış yapıtlar izledi.

metropolis.k4.jpg

Ama, sinemanın en önemli bilim-kurgusal yapıtını Fritz Lang, "Metropolis"(1926)'le verdi. Geleceğin dev kentini, insanları köleleştirmek isteyen dengesiz Bilim Adamlarını gösteren filmde Brigitte Helm ikili bir ruhu yaşatıyor; sonunda da gerçek kişiliği ile bu dev kentin yerle bir edilmesinde rol oynuyordu. Bu filmde yapma robot Rothwang tipi, Henrik Geleen'e "Mandragore"(1927)'u özendiriyordu. Richard Oswald, "Kötülük Kızı" (Die Tochter des Bösen, 1932)'nda yeniden aynı temayı ele alacaktır.

YILDIZLARARASI MACERALAR

Thea von Arbou hazırladığı "Aydaki Kadın" (Die Frau im Mond, 1928) adlı senaryo ile, kocası Fritz Lang'a, Metropolis'in Maria'sını andıran Friede'nin yıldızlar arasında bir yolculuk yapan Bilim Adamlarının yanı başında yer almasına olanak sağlıyordu.

Daha sonra ortaya çıkan Joseph von Backy'nin "Baron Munchhausen'in Masalsı Serüvenleri"(1943), bu dizinin yeni bir halkası olmuştur.

ÖLÜM IŞINLARI

Danimarka'da Holger Madsen'in "Gök Gemisi" (Himmelskibet, 1917), bu tür filmlere yeni bir boyut kazandırıyor; Rusya'da Leo Kuleshow "Ölüm Işınları"(Luch Smerti, 1925) ile ışınımın yarattığı ölüm tehlikesini yansıtıyordu.

Fransız sinemasında Melies'i izleyerek, önemli ilk film olan "Doktor Tube'ün Deliliği"(La Folie du Docteur Tube, 1915)'ni Abel Gance yaptı. Bunu izleyerek, Rene Clair, insanların hareket ve jestlerini dondurma yeteneğiyle donanmış şeytansal bir ışının kullanılmasını anlatan "Uyuyan Paris"(Paris Qui Dort, 1922-1923)'i yaptı.

Amerikan sinemasının ilk bilim-kurgusal örneklerine gelince, daha 1925'lerden başlayarak Alman dışavurumculuğunun etkisiyle Amerika'da da bu türden filmler yapıldı.

FANTEZİ ve MASAL DÜNYASI

ba_dat_h_rs_z_.k.jpg

Bin Bir Gece Masalları'ndan esinlenerek Raoul Walsh'un Douglas Fairbanks'le çevirdiği "Bağdat Hırsızı"(The Thief of Baghdad, 1924), sinemada masalsı bir yolun açılmasına ışık tutarken; birçok kez sinemaya uyarlanan Robert Louis Stevenson'un "Dr. Jekyll ile Mr. Hyde" adlı romanı bu türün en ünlü örneği oluyordu. Dr. Jekyll'ln durumu gerek John Robertson'un John Barrymore'le (1910); gerekse Rouben Mamoulien'ın Frederich March'la (1932) ve gerekse Victor Fleming'in, Spencer Tracy ile (1941) çevirdiği kordelalarda ayrı ayrı yorumlanmıştır.

dr.jekyll.k.jpg

1930'ların Amerikan bilim-kurgusal filmlerinin ünlü yaratıcıları Robert Florey, Schoedsack, Cooper ve James Whale'dir.

KORKU ve BİLİNMEZLİK

1931'de Edgar Allan Poe'dan bir "Morg Sokağı Cinayeti" uyarlamasını yapan Robert Florey' den sonra Schoedsack ile Pichel'in birlikte gerçekleştirdikleri "Kont Zaroff'un Köpekleri"(The Most Dangerous Game, 1932) ve yine Schoedsack ile, "Copper'in Yarattıkları" (1933); Mary Shelley'in ünlü romanından Peggy Wambling'in bir tiyatro uyarlamasından Robert Florey'in Bela Lugosi ile çevirdiği 2 bölümlük "Frankenstein"i; daha sonra James Whale'inki izlemiş; James Whale, Boris Karloff ile uyarladığı "Canavar Yaratan Doktor" (Frankenstein, 1931-2) konunun en ünlü yapıtı olmuştur.

frankestein.k.jpg

Daha sonra yine aynı yönetmenin "Frankenstein'in Nişanlısı"(1935) ortaya çıkmış; böylece doktorun adı canavarın adına dönüşmüş; ardından da "Frankenstein'in Oğlu" (1939) ve öbür yönetmenlerin "Frankenstein' in Hortlağı" (1942), "Frankenstein Kurt Adamla Karşılaşıyor" (1943) adlı yapıtları ortaya çıkmıştır.

DEVAM


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net