ba_l_k_yaz_s_.1.dernek.kk.jpg

TÜRK YAZARLARDAN ÖYKÜLER - ŞİİRLER

EVRİM KONGRESİ

Evrensel Mahkeme Tutanakları. Bölüm 6-123

KAÇAK

HİÇ BEKLENMEYEN BİR AŞK

SIRADAN BİR İŞ GÜNÜ

DRASORYA

UZAK GEZEGENİN İNSANLARI

2027 - 88.DAVA
GALAKSİLERARASI KONGRE
300.YAŞGÜNÜM İÇİN KONUŞMA

TEYP KASETLERİ

ZOMBİ


EVRİM KONGRESİ


Lütfen sol sütundaki isimleri tıklayınız!

evrim_kongresi.b_l.jpg

Bu yılki Evrim Kongresi de, daha öncekiler gibi pek şenlikliydi. Saygın bir bilim dergisinin muhabiri olarak izlediğim her Evrim kongresi, zaten benim için görevden çok eğlence olmuştur.

Kongre, gayrı resmi açılış olarak kabul edilen ve gelenek haline gelen Darvin 'in kuklasının yakılması ile başladı. Evrim Kongresinin düzenlendiği ilk yıllarda depresif bir İngiliz asilzadesinin karikatürüne benzeyen ve ucuz malzemeden yapılan kukla, zaman içinde evrimleşerek neredeyse göbeğine gelecek abartılı sakallarıyla plastikten bir ucubeye dönüştü. Söyleyin bana, bu bir ironi değil de nedir?

Aslında herkesin kabul ettiği gibi, Evrim Kongresinin bu kadar ilgi çekmesinin asıl nedeni, klimayla soğutulmuş kongre salonlarında verilen tebliğler, sağa sola asılmış posterler ve bilimsel jargona boğulmuş sunumlar değildi. Medya için ilgi çekici olan ve haber değeri taşıyan dışarıda olup bitenlerdi. Kongre, daha ilk başladığında evrim karşıtları ile evrim yanlılarının karşılaştığı bir savaş alanı haline gelmişti. Savaş alanı dediğime bakmayın, elbette hararetli tartışmaların sonunda bazen ufak çaplı arbede ve şiddet olsa da, bu pek sık görülen bir şey değildi. Savaş daha çok fikri platformda, bazen de komedi olarak gerçekleşiyordu. Gayri resmi Evrim Kongresi, resmi olanından daha çok ilgi çektiği için hoşgörü ile karşılanıyordu.

Darvin'in kuklasını yakarken coşkuyla slogan atan kalabalığı uzaktan izlerken, başında fötr şapka olan bir genç kız elime bir bildiri tutuşturdu, ben daha "bu nedir?" diyemeden de kalabalığın içinde kayboldu. Ucuz bir kâğıda basılmış bir manifestoydu. Anti-GEN grubunun, insanlığı genlerin zulmüne karşı birleşmeye çağırıyordu. Manifestoyu dikkatle okumaya başladım.

"Büyük İnsanlık, Yüz milyonlarca yıldır, dünyanın tek hâkimi olan bencil ve acımasız genlere karşı birlik olma zamanı gelmiştir. Kendisini sürekli kopyalamaktan başka amacı olmayan ve bu amaç için her tür aracı mubah gören günahkâr ve bencil gen, insanlığın mutsuz olmasının tek nedenidir. Onun yüzünden, insanlar seks düşkünü ahlaki sapkınlar ve iktidara tapan zavallılar haline gelmiştir. Artık bu gidişe bir dur demek gerekiyor."

Manifestonun devamında, genlerin tarih boyunca işledikleri suçlar, kronolojik olarak veriliyordu. Oldukça uzun olan suçlar arasında, erkek aslanın kendisiyle çiftleşmesi için öldürdüğü, dişinin başka erkeklerden olma öldürülen aslan yavruları da vardı. Bunun dışında insanlık tarihinden de ilginç örnekler verilmişti, örneğin iktidarda iken diğer taht varislerini öldüren sayısız kral. Acımasız ve bencil GEN'lerin katlettiği kurbanların kötü çıkmış resimlerine bakınca üzülmemek elde değildi, hele ki melül mahzun bakan aslan yavruları.

evrim_kongresi.k.jpg

Fakat suç dosyası, Al Capone'dan bile kabarık olan genlerin nasıl cezalandırılacağı veya nasıl durdurulacağı hakkında en ufak bir somut öneri yoktu. Sanırım bu eksiklikten olacak, kendilerine katılmanızı istiyorlardı. Ola ki biri, genleri durduracak dahiyane bir fikir bulabilir. Farkında olmadan genlere karşı edindiğim yeni düşmanlıkla, onları durduracak yeni fikirle düşünerek yürürken, bir megafondan gelen sesle irkildim.

"Kuyruklarımızı istiyoruz. Biz kuyruklarımızı geri istiyoruz" diye bağırdı. Tek başına olmasına rağmen biz demesine bakılırsa bir gruba üyeydi ama hangi grubun hangi fraksiyonu anlamadım. Bir elinde megafon, diğer elinde ise özensizce yapılmış ve arkasına takılmış bir kuyruğu vardı. Etrafına toplanan kalabalığın yeterli olduğuna karar verince, tahta bir kutunun üstünden, elinde megafonla (aslında hiç gereği yokken) konuşmaya başladı.

"Evet, evet! Bizler kuyruklarımızı geri istiyoruz. Ağaçların üstünde yaşadığımız o mutlu zamanlara dönmek istiyoruz. Uzun ve güzel bir kuyruğumuz olsaydı yaşam daha güzel olmaz mıydı?" dedi ve sanki matah bir şeymiş gibi elindeki kuyruğu kalabalığa doğru salladı.

Konuşmacının etrafında birikmiş olan kalabalıktan gülüşmeler ve sözlü sataşmalar geldi. Birisi, "sen zaten maymunsun, kuyruğa gerek yok!" diye bağırdı. Kuyruklu adam sataşmalara aldırmadan, konuşmasına devam etti.

"Fazlasıyla evrimleşmedik mi? Sorarım size bunun sonu nereye varacak? Bakın köpekbalıklarına, 250 milyon yıldır aynılar ve hayatlarından çok memnunlar. Oysa biz ne yaptık? Önce hiç gereği yokken sudan çıktık. Daha sonra da en büyük aptallığı göstererek ağaçlardan indik ve kuyruklarımızı yok ettik. Kuyruk sokumunuz var ama kuyruğunuz yok. Sorarım size, ağaçlarda mutlu değil miydik?"

Kalabalığın cevabını beklemeden devam etti, "Elbette çok mutluyduk ama aç gözlülüğümüz bizi ağaçlardan indirdi. Evrimin oyununa geldik sevgili kardeşlerim. Kahrolsun evrim, yaşasın ters evrim"

-yazının devamı-

Evrensel Mahkeme Tutanakları. Bölüm 6-123

MEHMET EMİN ARI
ile Bilimkurgu Üzerine


bilimkurgu@x-bilinmeyen.net