|
EKO-TURİSTLER
Bir yerlerde ana rahminin rahatlığını, kokusunu, doğallığını özleyen insanlar, onu tatil aralarında olsun bulmak adına yollara düşüyor. İşte bunlar eko-turistler.
Ülkemizin dört bir yanında doğal eko-yaşam alanları var. Bunlardan biri benim üstünde yaşadığım coğrafya. Doğasında 2000 yılın üstünde yaşayabilen zeytin var. Zeytin insana öyle çok hizmet veriyor ki, ona savaş açmaya bugüne kadar yüreği yetmemiş belli ki insanoğlunun, uzak durmuşlar ondan. Hatta çamları kesip, zeytin alanları açmışlar. Dağları da her türlü bitkisiyle, havasıyla, efsanesiyle el vermiş insana.
Kentlerden buraya gelenler, burada yaşayanlara kendi sistemlerine göre “format atmaya” çalışsa bile hala direnenler var. Ben, buralarda direnenleri bulmaya çalışıyorum!
Direnen nineleri, direnen giysileri, direnen ritüelleri, direnen domataları, direnen orkideleri, direnen üç etekleri, direnen dedeleri. Sıkı durun demek istiyorum. Ben bir kişiyim evet, ama benim gibileri de var. Çok önemlisiniz. Aman siz göçmeden anlatın, gösterin, örnek olun. Kendi toprağımıza ne ekeceğimizi, kendi toprağımızdan nasıl bina dikeceğimizi, domataya böcek gelmesin diye yanına hangi bitkiyi ekeceğimizi bize siz öğretin.
Biz öğrenirken; kente, kentliye format atılmış gençleriniz de geç olmadan akıllanır da, özüne döner, öğreniverir belki. Böylece taşırız doğayı, kültürü, tarımı yarınlara. Ait oluruz bütüne, paramparça dağılmadan. Tüm telaşım siz göçmeden yakalamak son vagonu.
İşte benim gibiler, bugün şartlarınız elvermeyebilir tümden doğal yaşam alanlarına dönmeyi, ama hiç olmazsa eko-turistler olarak gelin. Ellerimizden tutun, yeşilimizi koklayın, evinize geri götürdüğünüz sadece yağımız, sabunumuz, kekiğimiz olmasın. Bırakın gözlerinizdeki zamklar dökülsün, gören gözlerinizi götürün şehrinize.
Çağrım içinizde bir şeyleri titretiyorsa eğer, bir ağaca sarılın bugün. Saksıdaki bir çiçekle konuşun. Kokusunu yitirmemiş nane, kekik ne varsa evinizde onu koklayın. Tüm hücreleriniz hatırlasın ona kokuyu veren toprağı, suyu, güneşi ve düşün yollara! Yürürken sizi yerde tutan yer çekimini, dışarıdaki nemden, içinizdeki nemin azaldığını, dengenin kaçtığını hatırlatan susuzluk duygusunu kutsayın. Eko-sistemin gözle görülmeyen bağlarından sadece ikisi bu söylediğim. Toplam 53 duyumuz olduğunu söylüyor uzmanlar...
Doğada her şey diğerini destekler. Desteklenemeyecek haldeyse dönüştürür. Hem unutmayın, doğal seleksiyon kendine uyanları seçer, bakın bakalım kendinize, sıra size geldiğinde, doğa sizi seçer mi, seçmez mi? Seçilenlerden olmak için trenin son vagonunu yakaladınız yakaladınız, yoksa, geçmiş olsun!
|