|
UTOPYA MI;
DİSTOPYA MI?
Dünyanın geleceği konusunda karamsarsınız. Gelecekte ütopyaların değil, distopyaların dünyayı şekillendireceğine inanıyorsunuz demektir.
Ütopya: Aslında olmayan, tasarlanmış olan ideal toplum ve devlet şekli anlamı taşır.
Distopya: Otoriter - totaliter bir devlet modeli, yada benzer bir başka baskıcı sistem altında karakterize edilir. Çoğunlukla ütopik bir toplum anlayışının anti-tezini tanımlamak için kullanılır. Gözetlenme, köleleşme, benlik kaybı, düşünememe, düşleyememe gibi temalar, distopyanın önemli temalarıdır.
Distopyalar konusunda seçkin bilimkurgu eserleri yazılmıştır. Bunlara bir göz atmak ve anımsamakta yarar görüyoruz:
Ray BRADBURY, Fahrenheit 451
Adını kağıdın yanma derecesinden alan Fahrenheit 451, sansürü ve sansürcüyü en ağır biçimde eleştiren kitaplardan biridir. İktidar düşünmenin insanı mutsuzlaştırdığı fikrindedir, bu yüzden tüm kitapları yaktırır. İtfaiyenin görevi yangın söndürmek değil, yangın başlatmaktır. İnsanlar sabahtan akşama kadar beyin yıkayıcı televizyon programları izler. "Bitişik evdeki kitap, dolu bir silahtır, yakın gitsin" diyen zihinlerin egemen olduğu distopik dünyayı anlatır, Fahrenheit 451
Aldoux HUXLEY, Cesur Yeni Dünya
Bilim ve fen almış yürümüş, dünyada savaş ve hastalık kalmamıştır. İnsanlar yapay yoldan üremektedir ve herkes eşittir. Toplum gırtlağına kadar zevke "batmıştır". Uyuşturucu, seks... Aile, kültür, sanat, felsefe gibi değerler yok olurken, insanlar doğal yaşamdan bütünüyle kopmuşlardır.
|